Eğitmenlerimiz

Özlen Çopuroğlu

2006’da annesi Nilüfer’i kaybettikten sonra evde annesinin tüm aile bireylerine yazdığı kapalı zarflarda mektupları ve torunu Lara’ya bıraktığı kurdele ile bağlı defteri bulduktan sonra, söz uçar yazı kalır diyerek eline kalem alanlardan Özlen Çopuroğlu.
2007 yılında Hürriyet Grubu’nda “Anneyiz.Biz” ile başlayan köşe yazılarına
hurriyetaile.com çatısı altında 10 yıl yazdığı yazılarla, özlenen değerleri kendisi gibi özlemle hatırlayanlarla çoğalmakta olduğuna inanıyor.
2009’da Evkokusu markasını tescilleyip, “Anne bak kızıma ne yazdım” Evkokusu kitabını çıkarmış ve Fransa Gourmand yemek kitapları yarışmasında kelimelerle hikayelendirilmiş en iyi yemek kitabı ödülünü kazanmıştır. “evkokusu.com” blogu ise hayatının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Evkokusu adında iki ayrı yemek kitabından sonra 2019’da ‘Kalbime İyi Geliyor ‘adlı kitabını çıkarıyor ve hala yazıyor .
1975 yılı İstanbul doğumlu. Yazma gücünü kokulardan aldığını düşünüyor. İletişim mezunu ve kendini bildi bileli "reklamcı". 1995 yılında başlayan çalışma hayatında ATV, Sabah, Cen Ajans gibi dönemin büyük şirketlerinde yıllarca marka yönetimi ekibinde ulusal, uluslararası markalara hizmet veren ekiplerde yer alıyor. 1999 yılında kendi ajansının kurucu ortağı oluyor ve  sonraki 20 yıl yine ulusal ve  uluslararası birçok markanın strateji, marka yaratma, tasarim ve etkinlik yönetimlerini sığdırıyor. Kendi tabiri ile;  “Aslında bütün sıfatların bir hiç olduğunu düşünüyorum. Çalışmanın, üretmenin, istihdam sağlamanın, başka insanlara fayda getirmenin en büyük ibadet olduğuna ve
ilahi adaletin gücüne inanıyorum. Bu dünyada geride bırakacağım tek şey mavi ve kahverengi kocaman iri gözleriyle dünyaya güzel bakacaklarına inandığım kızım ve oğlum.  #herseyasktan"

Yonca Muslubaş

On beş sene reklamcı, tüm gelişimimi ve kazanımlarımı taşıyarak beş sene girişimci; her ikisini, fotoğrafa, sofralara olan tutkumla harmanlayarak beş senedir fotoğrafçıyım. Değişim, dönüşüm, kendimin farklı yönlerini keşfim sürekliliğim. Bilinmezliklere, korkulara rağmen.

Sylvia Plath’ın çok sevdiğim bu sözü sanırım özetim “Bir tomurcuğun içinde kapalı kalmanın verdiği acı, bilinmeze çiçek olup açmanın korkutuculuğun verdiği acıdan büyükse; zamanı gelmiş demektir.”

Fotoğrafçılık, içime işlenmiş olan, herşeyde güzeli görebilme, hikayesini aktarabilme itkimi çok daha fazla kuvvetlendirdi. Şimdi, tüm edindiklerimi ve edinmeye devam ettiklerimi, sezgilerimle harmanlayıp size sunmak; yeni görme biçimlerinizi birlikte keşfetmek için buradayım. Birlikte bereketli tohumlar atmamız dileğiyle…

Melisa Hasmaden

1980 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Üniversitedeki öğrencilik yıllarından itibaren kitap neredeyse o orada çalıştı. Sahaflıktan kitap müzayedeciliğine, editörlükten medya danışmanlığına yaptığı her işte kitap ve yayıncılık sektörünün içinde yer aldı. Remzi Kitap Gazetesi’nin kuruluşunda görev aldı ve 2005-2007 yılları arasında Remzi Kitap Gazetesi editörü olarak çalıştı. Kısa bir süreliğine İyi Kitap Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi’nin Yazı İşleri görevini üstlendi. Remzi Kitap Gazetesi, İyi Kitap, Radikal Kitap, Varlık, Cumhuriyet Kitap, Roman Kahramanları, Edebiyat Haber gibi birçok mecrada yazıları ve röportajları yayınlandı.

Sırasıyla Remzi Kitabevi, Merkez Kitaplar, Tudem, Destek Yayınları, Kırmızı Kedi yayınevlerini dolaştıktan sonra nihai olarak bir bağımsız çalışan olmaya karar verdi. O günden beri çeşitli yayınevleri ve yazarlarla editörlük, geliştirici editörlük ve yazar koçluğu faaliyetlerini sürdürmektedir.

Handan Akın

2020-04-24 11.11.42 1.jpg

Leyla Aslan

Nakış benim iplerle yola çıktığım bir macera. Yol uzun ve çok keyifli, bazen zorlu bir o kadar güzel.

Enstitüde geleneksel nakış eğitimi aldım, sonrasında birçok kurumsal firmada çalıştım. Bir dönem fotoğrafçılık yaptım. 

Sanat benim için vazgeçilmez. Yapılan her çalışmada farklı dokunuşlar bırakmaya, bunun başkalarına da bulaşması bütün çabam. 

Bu süreçte beraber geçireceğimiz her an su gibi akıp gitsin, ruhumuza iyi gelsin 

thumbnail_C6A42F5C-DE15-4D5C-8387-A989BA

Mürvet Avcı

Çocukluktan gelen yazmaya ve yazı düzenine olan merakımı, 2013 yılında kız kardeşimi kaybettikten sonra, kendimi iyileştirme yolunda bir adım olarak hayatıma kattım. Dünya çapında bu alanda çalışmalar yapan eğitmenlerle bir araya geldim ve her adımda kendimi bulduğumu hissettim. 

Mesleğim gereği eğitmeye olan meylim ve çevremdekilerin bu alanda bilgilenme isteği , beni yılların birikimini paylaşma yoluna götürdü ve “modern kaligrafi” eğitimleri vermeye başladım. İlerlemekten, kendimi yenilemekten, geliştirmekten hiç vazgeçmedim... Hala da zamanımı, zihnimi, emeğimi bu alanda güncel tutabilme çabasındayım ve bunu büyük bir zevkle yapıyorum. 

Eğitmen ne kadar yaratıcı ve üretken olabilirse karşısındakilere de o kadar faydalı olacaktır buna inanıyorum. 

Ve ben de Kaligrafi alanına merak duyan herkesle buluşmayı, tanışmayı merakla bekliyorum.

2012 yılında, yaşadığım zor bir süreçte, ruhuma iyi gelsin diye başladığım porselen boyama, zamanla vazgeçilmezim oldu. Porselen boyamaya başlarda romantik bir bakış açısı ile başlasam  da zamanla, mühendislik eğitimimin de etkisi ile algoritmik ve sistematik olarak  yaklaşmaya başladım. Özellikle Kintsugiyle taniştiktan sonra bu iki sanatı  birleştirip,  yeni çalismalar ve deneyimler yapmak istedim.

Geçtiğimiz 8 sene boyunca YAC Sanat Atölyesi, Yonca Gürsoy Sanat Atölyesi, Elma Sanat Atölyesi ve Yulia Zueve / İmperial Porselen, Saint Petersburg’ da dersler aldım. Porselen boyama çok geniş kapsamlı ve öğrenmesi sanılanın aksine kolay olmasına rağmen oldukça da sabır istemektedir.  Bu sebeple yeni teknikleri öğrenebilmek için eğitimime hala devam etmekteyim. 2019 yılında porselen boyamanın yanı sıra Kintsugi ıle tanıştım. Yüzyıllardır Japonyada uygulanan bu sanat:  felsefesi ile beni sarıp sarmaladı. Halen porselen boyama ve kintsugi ile ilgili atölyemde çalışmalara devam etmekteyim.

2016 yılında YAC Sanat Atölyesi kapsamında karma bir Porselen Sergisine katıldım.

2017 yılında Alkent 2000 Çamlıca Sosyal Tesislerde ilk kişisel sergimi açmıştım.

2017 yılı Ekim ayından itibaren Alkent 2000 Çamlıca Sitesinde Sosyal Tesiste Porselen Bezeme kurslarına başladım. 2020 yılında kendi Atölyemi açarak kurs ve workshoplara devam etmekteyim. Özellikle pandemiden sonra artan bir ilgi ile kurslar devam ederken birlikte çok benzersiz ve özel objeler üretiyoruz. Birkaç saatliğine hayatın stresli akışından kopup, oluşan güzel bir sinerji ile hoş vakit geçiriyoruz. Öğrencilerime sık sık sonuç odaklı değil o sonuca ulaşmak için geçirilen zamanın ruhumuza kattığı mutluluk duygusundan bahsediyorum. Kendileri için vakit ayırıp, ölümsüz bir eser yaratmanın keyfine varmalarını istiyorum.